Süleyman Demirel’in bir videosu var, arada bir karşıma çıkar. Kısacık videoda, döneminin diğer parti liderleri ile bir araya geldiği bir söyleşide Demirel der ki; “Batı enflasyondan canavar gibi korkar, çünkü ekonomi bozuldu mu, ahlak da bozulur, her şey de bozulur…”
Korkmayın yazının ana teması ahlak üzerine kurulu olmayacak. Ancak ekonominin bozulması ve insanların artık para odaklı yaşaması hayatı gerçek anlamda çekilmez hale getiriyor. Sadece çekilmez olsa dert değil, kuyruğunu yiyen bir yılan gibi, insanlar paraya saldırdıkça paranın da değeri düşüyor, çok parayla daha azını alıyor, kalitesizliğin tabiri caizse dibini yaşıyoruz.
Evinize usta çağıracağınız zaman ne kadar uzun araştırmalar yaptığınızı ve sonunda ne kadar büyük hayal kırıklıkları ile iş bilmez bir usta tarafından dolandırıldığınızı hatırlayın. Hepsi değil tabi ama hemen her alanda olduğu gibi bu küçük örnekte bile çok büyük bir kesim maalesef böyle.
Herkes paraya odaklı olduğunda kimse durup düşünmüyor eski değerlerimizi. Sizi bilmem ama ben bir Y kuşağı olarak, rahmetli Cüneyt Arkın’ın Köroğlu, Battal Gazi gibi, Kara Murat gibi filmleri ile buyümüş biriyim ve bazen o filmlerde sürekli geçen “yiğitlik”, “mertlik”, “cömertlik” gibi tabirleri artık sohbet aralarında duyamadığım için üzülüyorum açıkçası.
Konumuzla ne alakası var derseniz eğer (konuyu nerden biliyorsunuz ki, daha yazıya yeni başladım), geçtiğimiz günlerde bir youtube programına denk geldim, içim acıdı. Konu bu…
Programda kendisini yatırım danışmanı, finansçı v.s. gibi tanımlandıran bir “rantçı”, evet evet, bence ülke değerlerini ve topraklarını ne şekilde olursa olsun verimsizleştirmek ya da bir yabancıya satmak pahasına kazanca dönüştüren herkes emlakçı falan da değil, direkt olarak “rantçı”dır, gençlere şöyle diyordu:
“geleceğinizi kurtarmak istiyorsnanız, tarla alın!”
Cümle burada kalsa tarım arazilerimize değer verdiğini düşünerek sempati bile besleyebilirdim kendisine. Gözlükle falan baya efendi bir tipe benziyordu çünkü. Eğitimi nedir bilmem, araştırmadım, ama diyor ki gençlere: “Aldığınız tarla yerleşime yakın olsun, imar gelince bina yaparsınız…”
NE !
Eyvah!
Ciddi olamazsın!…
Ülkenin geleceğinden korkma sebebi zaten enflasyon (elbette daha bir sürü şey ama kötü yönetim ile enflasyon çok önemli, S. Demirel’i hatırlayın). Tarım arazilerini alıp, yatırım adı altında işlenen tarlayı öldürüp, tarım ürünlerini üretmek yerine, nereden ve ne şartlarda geldiğini bile bilmediğimiz ürünleri ithal ederseniz, istediğiniz kadar rant elde edin, ne sağlıkla yiyebilir, ne huzurla yaşayabilirsiniz.
Üstelik bu cümleyi gençlere söylemesi daha da acı.
Tarımda en büyük sıkıntılardan biri zaten çiftçilerimizin yaşlanmasıyken, gençler, gidin tarla alın ve işletin, tarımdan uzak kalmayın demiyor, kalitesizleşen diğer tüm para odaklı yorum ve cümleler gibi, gençleri sadece rant için tarlaları öldürmeye teşvik ediyor. Bunu da kendisine üç beş tarlayı satmak ya da takipçi elde etmek için yapıyor. Kendi amacı da para yani…
Kahroldum…
Ayrıca gençlere “bilime, sanata yönelin” desene diyecek kadar bile ilerleyemiyorum yazıya. Diğer her alanda olduğu gibi bu alanda da vasatın bu kadar altına inmiş kişileri ekranlara kadar çıkarıp kalitesiz düzenimizi tescil ederken, gerçek değerlerimizi kaybettiğimiz şu çağda, tek değerli şey gibi görünen para, kendini alim sanan paragöz vasatların da tek amacı olacaktır elbette…
Tarım arazilerinin kullanılamama sebeplerinden biri de yatırım amacı ile hisse senedi, altın v.s. yerine ekilip biçilen tarlaların alınarak, ileride değerlenir düşüncesi ile öldürülmesi zaten.
Yapmayın!
Yaptıysanız da gelin artık bu tarlaları ekonomiye katın. Hem siz kazanın, hem de bu kötülüğün bir parçası olmayın…
İşte bu yüzden ekemediğiniz tarım arazilerinin hepsine talibiz. Elimizden geldiğince o bölgedeki anlaşmalı çiftçilerimiz ile tarlalarınızı ekerek, rant babalarının ülkemizi sürüklemeye çalıştığı bataklıktan, yemyeşil tarlalar oluşturmaya çalışacağız.
Bize katılın…
Görüşmek üzere…
