Sencer Solakoğlu ve Fatih Altaylı Sohbeti

Bu sabah severek izlediğim ve takip ettiğim Fatih Altaylı’nın, Türkiye’de moden tarım ve çiftçilik denildiği zaman akla ilk gelen kişilerden biri olan Sencer Solakoğlu ile, “teke tek bilim” programındaki sohbetini izledim.

Modern çiftçilik konusu benim de çok takıldığım bir mevzu. Hani diyoruz ya, “Avrupa’da çiftçi var, bizde köylü”, maalesef bu hala değişmiş değil. Programda Sencer Bey’in de dediği gibi, Amerika’da en prestijli 3. Meslek çiftçilikken, Türkiye’de en prestijsiz işlerden biri haline geldi çiftçilik ve bunun etkileri sadece tarımda dışa bağımlılık şeklinde yaşanmadı, çiftçiyi eğitimsiz bırakmamız, endüstriyel gelişimin de önünde engel oldu.

Şehirlere göç eden köylüler, iş gücünün şehir çevresine kayması ile, gereksiz yere fabrika kurmak için toprağa yatırılan para arttı ve AR-GE için harcanacak para toprağa gidince, artık yatırım yapmak da cazip hale gelmedi.

Bununla da kalmıyor, Sencer bey ekliyor: Köylerde maalesef sosyal hayat da bitti ve para verseniz dahi köyde harcayacak yer kalmayınca, paranın da, köyde yaşamanın da bir anlamı kalmıyor.

Hepsi başlı başına sorun… Hepsi Türkiye’de tarımın önünde büyük birer engel…

Peki bununla bitiyor mu? Durun daha yeni başlıyoruz.

Bizim şimdiye kadar paylaştığımız yazılarda farkettiyseniz, önce konuyu anlatıp, sonra bizim neler yaptığımızı söylüyoruz. Ama bu defa durum farklı. Bu sohbette o kadar çok ve değerli konular tartışıldı, beklentiler dile getirildi ki, hepsini biriktirmek yerine, yeri geldikçe bizim konu ile ilgili neler yaptığımızı söylememiz gerekiyor sanırım.

Aracılar!

Çifçi toplanacak malın başında durmaması, bilgisizlikten dolayı nasıl toplanacağını bilmediği için aracılara çok büyük miktarda kayıp payı vermesi, aracıların zaten kendisini sömürmesi gibi sebeplerle de çiftçilik, kârlılığını kaybediyor.

Biz bu noktada “farklı şekilde işleyen” pazaryerimiz ile, çiftçinin aracı sorununu da aradan kaldırıyoruz. Şimdiye kadar neden yapılmadı o halde diyecek olursanız, hem hasatı yapılmış bir bitkinin satılması için çok fazla zaman kalmaz (her çiftçinin tonlarca ürün alacak soğuk hava deposu yoksa, ki o bile ürüne zarar verir) hem de geleneksel pazaryerleri, Sencer beyin söylediği gibi borsa olma özelliğini sağlayamayacak. Yani alım zamanı çiftçinin ürünü ne kadardan satacağını bilmiyor. Ama biz ürün daha ekilmeden önce satışını yapıyor ve çiftçinin bu güven ile satış yapmasını sağlıyoruz. Olur da çiftçi ekimi ya da hasatı bir sebeple yapamazsa, kendisini tarım sigortası ile koruduğumuz gibi, ürün satın alan pazaryeri kullanıcılarının da ödedikleri ücreti fazlası ile geri ödüyoruz. Aynı zamanda ne ekilmesi gerektiğini de söyleyerek, zaten tarımı en başından çiftçi için kârlı bir hale getiriyoruz. Katma değerli ürünlerimize, özel alıcılar (fabrikalar v.b.) bulmamız da zaten ekstra bir güven verecektir.

Çok çalışarak batan tek meslek gurubu olmalarını engelliyoruz yani.

Çiftçinin de katma değerli üretim yapması için eğitim gerekiyor diyor Sencer Bey ve bu çiftçilik eğitimlerinin de 3-4 ayda sağlanabileceğini belirtiyor. Burada biz de katma değerli ürün eğitimlerimiz ile çiftçinin eğitimine katkı sağlamaya çalıştığımızı belirtmemize gerek yok sanırım.

Bir deneyden bahsetti Sencer Bey. Aslında deney olmadığı çok açık. Tarım ile bilimi birleştirdiği için artık bir uygulama projesi. 35 dönümlük bir alanda, hiç gübre kullanmadan Mısır ektiğini söyledi ve ekledi: Sonuç, diğer mısırların hepsinden çok daha iyi. Tarım, tabiatı taklit ettikçe verimin çok arttığı bir bilim…

İşte biz de bu sebeple toprak analizine göre, o toprakta ve hava koşullarında, hangi ürünlerin yetişebileceğini belirliyoruz. Yoksa biz de biliyoruz farklı gübreler kullanarak toprakta eksik olan bir bileşeni, suni olarak toprağa eklemeyi.

Tarımda teknoloji treni daha kalkmadı, gençleri bu trene bindirmemiz gerekli diyor Sencer Bey. Yapay Zekaya verdiği önemden bahsediyor. Ne kadar da bizimle benzer düşündeler değil mi?

Sadece bu değil, programın sonunda Türkiye’de tarımı ve hatta Türkiyeyi tabandan değiştireceğim diyor 3-4 yıl sonra. Ne kadar iddialı değil mi? Biz de yola çıktığımızda bize çok iddialı olduğumuzu, yapamayacağımızı söylemişlerdi.

Şimdi bir ITU çekirdek girişimi olarak, yakında alacağımız yatırımlar ile sistemimizi tam verimlilikle hayata geçireceğimiz dönem için gün sayıyoruz Sencer Bey’in de sahip olduğu heyecan ve ülke sevgisi ile.

Biliyor musunuz, aslında bu yazıyı bitirirken, ben de bu kadar benzer duygu ve düşüncelere sahip, ama bizden çok daha ileride birini daha yakından tanımışken bu video aracılığı ile, neden kendisi ile iletişime geçmiyoruz ki dedim. Siz sayfayı değiştirdiğinizde, ben bunu yapmış olacağım. Umarım size Sencer Bey ile bizzat yaptığımız sohbet ve çalışmalar hakkında da yazılar yazma imkanı bulurum.

Görüşmek üzere !

Leave a Comment

Birlikte tarımı güçlendirelim.

Menüler

Bize Ulaşın

+905303882215
info@tarlaislet.com
Resitpasa, Katar Cd No:4 D:1101, 34485 Sarıyer/Istanbul