
Çiftçinin karlılığını düşüren en önemli etkenlerden biri de aracıların komisyonudur.
Tarladan 2 TL ile alınan bir ürünün, market fiyatı 60TL olabiliyor ve aradaki fark, aracıların komisyonları olmakla birlikte, birim fiyattan en düşük ücreti, tüm giderlerine rağmen çiftçi almaktadır.
İşte bu sürdürülebilir bir tarımın önündeki en temel engel haline gelmektedir.
Peki bu sorun neden uzun yıllardır çözülmüyor?
Çiftçiler ürünlerini neden doğrudan alıcıya ulaştıramıyor?
Yanıt çok basit.
Şöyle bir söz duymuşsunuzdur belki: Avrupada tarım ile uğraşan kişiye çiftçi, Türkiye’de köylü deniyor…
Maalesef haklı. Biz eğitim vermediğimiz, geleneksel yöntemler ile üretim ve elbette satış yapmasını beklediğimiz köylümüz, internet satışı yapamadığı için ürünlerini aracılara, komisyonculara vermek zorunda kalıyor. Ya da en fazla, çok az bir kısmı için köy pazarında satış yapabiliyor.
Kendisi de pazarcılık yapabilecek köylüler için bile bir de ürünlerin depolanması mevzusu işin içine giriyor.
Ürün bozulmadan kilolar halinde satmak kolay değil. Uzun bir zaman alıyor. Bu noktada çiftçinin ürünü tabiri caizse 3 kuruşa komisyoncuya vermesindense, çöpe dökmesi bile en azından bağının sağlığı için tercih ettiği bir yöntem haline gelebiliyor.
İşte katma değerli ürünlerin hem alıcısı aracı değil, doğrudan firmalar oluyor. Onlar için de çok kârlı hale geliyor yerel üreticiden almak.
Aynı zamanda işlenmiş ve paketlenmiş, sözgelimi konserve haline gelmiş ürünleri, hasatttan sonra, işleme kapasitesi olmayan çiftçilerimiz için ise ürünün hasatından önce satılmasını sağlayacak, yani talepleri alacağı bir organik pazarımız bulunuyor.
Bu pazarın özelliği, bizim ücreti önceden alıp, işletip, ürün gönderildikten sonra ürünün ücretini çiftçiye vereceğimiz, ürünü gönderemezse, faizi ile müşteriye para iadesi yapacağımız sistemimizdir.
Aracıları aradan çıkarınca, tarımın üzerindeki kambur da düzelmiş olacak. Elbette biraz düşman kazanacağız…
Organik Pazarın Faydaları
İşte bu noktada aldığımız risklerin farkındayız. Ama birinin taşın altına elini sokma zamanı sizce de gelmedi mi ?..



